My Photo

Neredeyim?

Site güncellenince haber ver!


  • Lütfen mailinizi bırakın:
     
    Blog Updates by Bot A Blog

Yeni Eklenenler

XML

« February 2006 | Main | April 2006 »

March 31, 2006

Guzel Anlar - 13

P1060416 Hanga Roa'dan Rano Raraku'ya giden yolda "Mavi Fırtına" ile yalnız ikimiz varız ("Tornado Azul" =Mavi Honda XR 200üm, ismini anahtarlığından öğrendim). Adanın güneyinde sonsuz bir ruzgar aklısıra bize engel olmaya çalışıyor; kayalarda patlayan dalgaların sprey bulutu defalarca yüzümüzü yalıyor. Güneşin son demlerindeyiz;  sapsarı, yemyeşil ve masmavinin ortasında biz simsiyah asfaltta sonsuz hızla "uçuyoruz", bu gitmek değil çünkü...Adanın en "gizemli" noktası Rano Raraku tepesine doğru yol alıyoruz; hani dev Moai'lerin yapıldığı madene...En son ne zaman bu kadar bagirarak şarkı söylemiştim, ya da "kendikendime" bu kadar mutlu olmayı becerebilmiştim???  Bu RapaNui ruhumda derin izler bırakmaya devam ediyor. Bu arada Mavi Fırtına toprak yolda da hız kesmedi; "sakin ol oğlum!!!"

P1060352P1060360P1060362   

March 30, 2006

Pazar gunu, bisikletimle...

P1060250...160 kilometrekarelik adamizin neredeyse yarisini dolastim!Tek yerlesim yeri olan Hanga Roa'nin guneyinde Rano Kao'ya tirmandim once, kraterin dev agzindan arkaya, pasifikin engin mavisine baktim uzun uzun...Yuzyil kadar once, ada yerlileri bir sonraki sene icin liderlerini secmek uzere burada toplanir; her kabilenin en yigiti, 300 metrelik ucurumdan iner, 2 km otedeki adaciklara yuzer, ve gocmen kuslarin kayaliklara birakacagi ilk yumurtayi geriye, karaya "ilk getiren" olmak icin yarisirmis...(Bkz: Birdman Gelenegi). Orongo tarihi kalintilarindan asagi, "merkeze" ruzgar gibi indim sonra, toprak ve engebeli yolda, neredeyse avuclarim patlarcasina...

P1060314Oglen yemegimden sonra, bu kez kuzeye, Ahu Ta Hai'ye; kucuk bir yerlesimin kalintilarinin bulundugu, Ahu'su (Moai heykellerinin dikildigi platform) yikilmis Te Peu'ya ve son olarak A Kivi'ye...Gunes batarken, adanin denize bakan tek MOAI'lerinin (hani o dev tas heykeller) bulungu A Kivi'deydim, tam zamaninda... Aksam hava kararmadan hemen once, Hanga Roa'ya dogru inen uzun yoldan asagi bisikletimle yine ucarcasina indim, yanimdan tektuk kamyonetler gecti...

Not1: Bu arada yer isimleri cok neseli burada, hala hangi hotel/ pansiyonda kaldigimi bile hatirlayamiyorum!

Not2: Bisiklet cok keyifli, ama adanin "diger tarafini" motorla kesfetmeye karar verdim.

P1060254P1060242  P1060257P1060300

March 29, 2006

Gormen lazim...

Herseyden ve herkesten ne kadar uzakta hissettigimi, Pasifikin ortasinda bir gizemli adada oldugumu dusunup nasil havalara girdigimi ve sevindigimi, dunyayi - tekrardan- ne kadar sevebilecegimi; o havanin, o taslarin, o denizin ne kadar guzel; ve o insanlarin ne kadar ozel oldugunu...Bir sarkida soyledigi gibi: YOK - anlatamam,  GORMEN LAZIM!!!P1060120_13P1060298P1060318P1060494P1060373

P1060110P1060488P1060328   

   

March 28, 2006

Cennet!!!: Paskalya Adasi

P1060277PASKALYA ADASINDAYIM!!! Bu kadar guzel biryerde,  bu kadar mutlu olunabilecegine hala ben bile inanamiyorum! En yakin ofis mobilyasina 3700 km uzakta, rengarenk gomleklerimizle, cicekli etekli kizlarin dansini seyrediyoruz...Bugun Pasifik'in dalgalarinda surf mu yapsam, yokyok motorumla adanin diger tarafindaki  Anakena plajina gideyim en iyisi; cennetten gecerek...

Ilk gece evsahibimin oglu guzel bir organizasyon yapti; adanin en sahane muzik grubu "Mana Rongo Rongo A Hono Paenga" yeni albumunu tanitti; ardindan adanin yerlileri unutulmaz bir dans gosterisi yapti: Kizlar ruyalardaki gibi cicekli kolyeleri ve etekleri ile salinirken; adeleli erkekler "HONGAMONGA PUTUMINGA, TANTIKITOYN HOYTTIRINUNGA!" gibi seyler bagirarak, ve etraftaki turistleri korkuturcasina hareketler yaparak ziplayip durdu! O kadar guzeldi ki, o sazdan seyleri takistirip ciscibil ortalikta dolanmak pahasina burada bir folklor kursuna falan yazilayim diyorum!

Paskalya adasindan ilk izlenimim: Ben buradan donmeyebilirim!

P10601841 P1060183P1060217P1060178P1060210 

Not: Konserde dinledigimiz grubun "cikis parcasini" paylasmak isterim; bu isimle (Mana Rongo Rongo A Hono Paenga) dunya piyasalarinda ses getirmeleri zor; ama gonlumuzu coktan fethetti bu cocuklar, helal olsun!!

Iste: Tere te Vaka !!!

March 27, 2006

Yolculugun yeni bir asamasina girerken...

P1050836Yolculugun Guney Amerika kismi da geride kaldi, Pasifik gunleri basladi...Daha once yaptigim gibi 2. bolumle ilgili kucuk bir pdf dosyasi hazirladim, isteyenler buradan indirebilir. Bunun haricinde mail olarak da daha onceden bir mail alisverisim olan dostlara gonderiyorum; 2. kere gorenler kusura bakmasin lutfen :)

Merhaba Pasifik!!!

Seyahatin  2. Bolumu: Buradan indirebilirsiniz!

Arjantinli soforlerin derdi neymis?

O yolculuk 61 saat surdu, birara hic bitmeyecek gibi gelmeye baslamisti! Neyse oldukca sansliydim ve dusundugumden rahat bile gecti aslinda, yanimdaki teyzeye ne olur ne olmaz deyip fazla pas vermedim, sevmedigim bir muhabbete 61 saat maruz kalmak dusuncesi beni urkuttu, asosyal oldum. Zaten teyze de sagolsun fosur fosur uyudu, ayrica cok fena horladi. Otobusun yaninda beklesen 10`larca cocugu gorunce ufak bir sok gecirdim, hepsi huysuz ve yaramaz ve patlamaya hazir birer bomba gibiydi adeta; sonra yola cikarken sadece buyukler otobuse bindik; bombalar disarida kaldi, meger gecirmeye gelen sempatik miniklermis sadece huh!!!

Guney Amerika bir okyanustan digerine, 2 metrekare camimin onunden akti; bolbol film gosterip yemek verdiler bize; dedim ya o kadar sikilmadim bile! Bir de geceleri otobuste muessesenin ikrami bira sarap ve sampanyalari ardarada hupletince tum otobus neseyle doluyorduk; iste musteriyi bastaci yapmis bir sirket, herkesin ornek almasi lazim yani!!!

Arjantinli otobus firmasinin anamerkezinde bir mola verdik, gozume carpan bir tabela, ve dandik tercumesi:

P1060109 Askiya alinan Soforler:

Kus Moreno: Biletsiz kadin

Lacy Daniel: Sofor mahalinde KADIN

Escobar Jorge: Biletsiz yolcu

Ayala: Sofor mahalinde KADIN

Azarkevich: Ise gelmemek icin palavra atmak

Suarez J.C.: Telefon etmemek...

March 22, 2006

Tesekkurler VERONIQUE!!

P1060079 Beni Sao paulo´da beklenenden de uzun misafir ettigin icin, Sao Paulo gecelerinde rehberligin icin, beni dans kursuna goturup samba bile ogrettigin icin (evet itiraf ediyorum samba yaptim ben, hem de 2 saat), ben hayvanlar diyarindayken otel rezervasyonundan ucak biletine bilimum seni ilgilendirmeyen isimde yardimci oldugun icin, bana Ayvalik Hunkar zeytinyagli sabununu verdigin icin, o acaip televizyonunda novelalari izlerken her bi seyi tercume ettigin icin, ve daha bilimum yardimin ve misafirperverligin icin MERCI!!!

March 21, 2006

Rekor mu? Intihar mi? :)

Bus Guney Amerikada ulkelerarasi ucuslar cok pahali, ben de vize islerim nihayet hallolunca, Brezilya Sao Paulo´dan Sili Santiagoýa "otobusle" gitmeye karar verdim. Yolculuk toplam 56 saat suruyor, Guney Amerikanin tamami Dogudan batiya gecilmis oluyor.

- Camkenarindan yer aldim, kitadan ayrilmadan butun guney amerikaya alici gozle bir daha bakalim!

- Hayatimin en uzun otobus yolculugu, bundan sonra 'uzun" yolculuk kavramim degisir herhalde.

- Sagsalim cikarsam torunlara anlatacak bir hikaye olabilir. Ekonomi sinifi hastaligina karsi duzenli spor yapmayi, Turkiye´dekine benzeyen mola yerlerinde geceyarilari inip "bauru" yemeyi; yakinlarimda biryere huysuzlanan - aglayan - simarik bir cocuk duserse gece herkesler uyurken icabina bakip intihar susu vermeyi planliyorum...

- Bir yandan bu "uzun sure yolda olma' halinden garip bir heyecan duyuyorum; tabii bu kadar yolun sonunda Santiago havaalaninda gecirilecek bir gece de ayrica beni bekliyor. Yine de sabahin korunde Pasifikin en yalniz adalarindan Paskalya ya ucma dusuncesi motive edici...

- Yollar biter mi? :)

March 20, 2006

Cemil ín drami - Isauraya selam olsun!

Hani "Kole Isaura" diye bir dizi vardi, kendisini takip eden tum bu tip dizilere Brezilya dizisi adi verilmesine sebep olan. Bir donem evhanimlarini hayata baglayan, anneannelerimizi gozyaslarina bogan, "Tuh! Allah cezani versin serefsiz baron!!" diye haykirtan bu dizilere Brezilyada "Novela" deniyor, ve hala Brezilyalilarin cogu aksamlari ekran karsisinda bu tip dizilerle yasiyor. Simdikiler biraz daha kaliteli tabii; genelde 6 ay kadar suren, icerisinde mutlaka sosyal mesajlar olan dizilermis bunlar Veronique´den ogrendigim kadari ile...Su anda devam eden en populer novela"Bellissima"da bir de Turk karakter var: Cemil !!! Dizinin bir bolumu kisaca soyle:

0505634500 Andre Juliaya asik oldugunu itiraf eder ve ona evlenme teklif eder. Halbuki Julia Andrenin kuzeni Robertoyla gizlice birlikte olmustur, annesi de yine bu Robertoya asiktir. Kendisinden 45 yas buyuk Monica ile yalnizca parasi icin birlikte olan Mateus, aslinda cok zengin bir fabrikatorun oglu olacakken, kucuk yasta kacirilmis ve hayati degismistir. Erica Cemil´e seni seviyorum evlenecegim deyip dugun gunu kacmis, Ricardoya siginmistir. Cemil catpat portekizcesi ile baska bir kiz bulamayacagini bildiginden kendini ickiye ve kumara verir; bu sirada babasinin, zamaninda oldurulen Julianin annesi ile ask yasadigini bilmemektedir; hem de belki de annesi yillar once o hain Pascalla olmasa, simdi Rebeca ile evlenmis olabilecegini dusunur ve Ricardoyu oldurmeye karar verir. Ama aslinda Rebeca da Mateusa ulasmak icin Monicaya santaj yapmaktadir...Sofie´nin vasiyetinde kendisine hicbirsey birakmamasina sinirlenen Pascal, Andre ve Roberto´ya gicik olur, Monicaya santaj yapmaya, Cemili de oldurmeye karar verir. Bu sirada Vittoria yillar once kendisine tecavuz edenin Ericanin babasi LuisAlberto oldugunu ogrenir ve yikilir...

Pantanal Notlari (Son:)

- Pantanal´deki flora ve fauna cesitliligi muhtesem: 1700 bitki, 650 kus, 260 balik, 80 memeli ve 50 surungen turune ev sahipligi yapiyor! (Sayica Amazon kadar degil tabii, ama daha yogun)

- Kolaylikla karsilasilan hayvanlar: Timsah - Piranha - Capybara (sisko, kemirgen olan) - Macaw (bizim tumune birden papagan dedigimiz kuslarin renk renk tipleri) - Geyik - Tuiuiu (Pantanalin simgesi dev su kusu) - iguana - yilan - maymun - rakun - binbir cesit yirtici veya rengarenk kus vb...Biraz sans yardimi ile: Sinek kusu - Toucan kusu - Tapir - Tilki - jaguar - puma ve bilimum egzantrik hayvan da gorulebilir tabii...

- Pantanal´de 2 sezon var: Kuru ve Islak. Kabaca Nisandan Ekime kadar kuru sezon, hayvanlarin daralan su alanlarina toplanmasi ile daha yogun bir gozlem imkani sunuyor, ayrica sivrisinek de daha az: en iyi mevsim Temmuz - Agustos. Islak sezonda sular yeryer 3 metre yukselmis oluyor, hayvanlarin cogu yine kolayca gorulebilir, ama o kadar toplu halde bulunmuyorlar...Bir de islak sezonda belinize kadar bataklik suyunda saatlerce yurumeniz gerekebiliyor :)

- Yaniniza almazsaniz pisman olabileceginiz seyler: Sivrisinek kovucu (unutmak intihar sebebi), Gunes kremi (222 derece ve full gunes alti) ,durbun (kuslari ve maymunlari izlemenin en keyifli yolu), en az 300 mm objektifli bir SLR kamera ve tripod (jaguari 1,5 metreden cekmek istemiyorsak?!), sapka...

- Bir tur falan satin almadan Pantanali kendiniz de kesfedebilirsiniz, ama neredeyse imkansiz bir ulasim, otel ya da kulubelere odenen daha fazla para ve rehbersiz dolasip etrafta hayvan gorme sansinizi azaltmak demek, bence iyi bir fikir degil...Turlar Pantanal etrafindaki 3 sehirden (Campo Grande - Cuiaba - Corumba) alles inclusive olarak alinabilir (domates ve pilavdan olusan dandik yemek, aksiyon pesinde bir rehber ve kurbagali odalar yani)

- Pantanal, 2000den beri Unesco Dunya Mirasi

- Piranhalarin insana saldirdigi pek gorulmemis, ozellikle nehirlerdekiler. Yerli rehber dedi ki kuru sezonda kucuk gollerde sikisip kalan piranhalar beni bile yer, hmmm!! Timsah da saldirmiyor, niye saldirsin tabii, ama teamulu bilmeyen bir timsah saldirirsa burnuna vuracagiz unutmayin...