My Photo

Neredeyim?

Site güncellenince haber ver!


  • Lütfen mailinizi bırakın:
     
    Blog Updates by Bot A Blog

Yeni Eklenenler

XML

June 07, 2006

Misafir Fotoğrafçı: Thomas!

Sydney'de tanıştığım ailesi problemli, kendisi efendi Alman arkadaşım Thomas'in Great Ocean Road fotoğrafları... Yoksa Thomas değil miydi onun adı? Kalabalık yerlerde kaldığım her zamanki gibi hayatıma teğet geçen, ve benim isim yutan balık hafızamda silinmeye yüz tutan "insan" arkadaşlarımdan biriydi yalnızca. Herkesi unutup yola devam ediyorum demek değil bu tabii, yanlarında kaldığım eski dostlarımı; veya Küba ve Arjantin'de ve Paskalya adasında yolculuğumun en yoğun anlarında yanımda veya etrafımda olanları unutmak mümkün değil mesela...

Great Ocean Road Melbourne'ün batısında okyanus boyunca uzanan, sonbahar günleri bu kadar yağmurlu, soğuk ve kısa olmasa, veya beraber araba kiralamayı teklif ettiğim Yeni Zelandalı kızları o gün satmamış olsam  benim de gitmiş olacağım, keyifli bir yol (aslında!).

Not: Bu arada şu Thomas'la anlaşmıştık fotoları siteye koymam konusunda, mailini de bulup haber vereyim ona :)

Dsc_0173 Dsc_0169 Dsc_0228 Dsc_0282 Dsc_0368

May 30, 2006

Sydney'de bir gece...

Sydney'in dünya güzeli limanında küçük bir yürüyüş; yalnız bir gecede hava kararırken...

P1070671 P1070691 P1070772 P1070765 P1070794_1 P1070788

May 29, 2006

Gençlik...

Sydney plajlarında yürüdüğüm, seyahatin son günlerinden birinde bu mesajla karşılaştım...Sonra kendi hayatim icin birseyler yapmis olmanin küçücük huzuru ile okyanusu seyreden su teyzelere katildim...Kısa bir süre herşey çok güzel sandım...

P1070871 P1070872_1

Son yazılar / Teşekkürler...

P10708221Seyahat bitti, İstanbul'a alışmaya çalışıyorum; bir yandan yolculuktan eksik fotoğrafları albümlere eklemek; diğer yandan da bir soru- cevap kısmı yapıp bazı merak edilen soruların cevaplarını kendimce vermek istiyorum. Yani bir süre daha yazıp, siteyi de biraz daha "işe yarar" halde bırakmak...

"Journey of a lifetime" sırasında bana mail ve siteye yorum yazan; yorulup üzüldüğüm kritik anlarda desteğini hissettiren; veya sessiz sedasız arada bir girip bakan tüm yeni ve eski "dostlara" teşekkürler! Ne guzel gunlerdi ama!

May 17, 2006

Avustralya Futbolu

P107063490.000 kişilik MCG'deyiz (Melburne Cricket Ground). Bu akşam Melbourne - Geelong maçi (Aussie rules football) var, hayatinda ilk defa bu oyunu seyredecek benim gibi tipler için kaldığım yerde yarım saatlik bir belgesel gösterdiler; kurallar, tarih, oyuncular vb anlatıldı...Rugby değil, amerikan futbolu değil, neredeyse "yuvarlak" bir alanda oynanan acaip bir oyun. Rakibin kafasına basip ziplayan, birbirine son sürat çarpıp kemiklerini kıran tipleri görünce eğlenceli olabileceğini düşündüm.(!)

Sonra oyunun bitmesini beklemeden çıktım staddan...Sonucu bile bilmiyorum. Tepkim oyuna değil, "centilmen" seyircilereydi. Centilmenliğin son noktası = SIKICILIK!!!

P1070623_1 Hiç fanatik olmadım / değilim. Yine de "Psikopatııııın allahıyıııızzzz!!!" diye bağıranları yıllarca duydum; hakeme özgürce, içinden geldiği gibi küfür eden, hep biryerini kessen sarıkırmızımaviyeşilsiyah ya da beyaz kan akacak insanlarla yaşadım - güldüm; pzt sabahları bazen hiçbirşey o haftaki maçların kritiği kadar ciddi konuşulmazdı hani...1986 daki Gençlerbirliği maçının 3. golü hatırlanır, Brezilya milli takımının ortasahası tanınır, oyun boyunca karşı taraftan bir oyuncunun ailesinin "namuslu" olması sözkonusu bile değildir, ayrıca "burasııııı sinemaaaa tiyatro değiiiiiiilll!" dir artık tribündeyseniz, yani öyle boş oturmak yok!

P1070625 İşte bu akşam MCG sinema - tiyatro; hatta en ağdalısından opera gibi... 1 yaşından 95 yaşına kadar meraklılar ailece gelmiş; millet kadehte şarap içiyor!! Her iki tarafın destekçileri birlikte, centilmence oturduğu gibi, bir de birbirine patates cipsi ikram ediyor. Cılız bir alkış ve efemine bir amigonun arkasından bağrılan harfler...(Gi'mme a "g" - "GGGG!!", gimme an "e" -"EEEE!!!"...) Dev skorbordda geçen yazılar da tüyleri diken diken ediyor: "Oyuncular ısınırken topa hızla vurup tribünlere doğru gönderebilirler; lütfen dikkatli olunuz..." - " Yerler ve merdivenler ıslanmış olabilir; lütfen çok dikkatli olunuz..." - "xxx kutlama yemeğimiz NGV'de, xx tarihinde yapılacaktır, tüm destekçileri bekliyoruz!..."

Cimbom2 TUTKU yok; HEYECAN yok; COŞKU YOK; o KARDEŞLİK (aynı takım taraftarı ile), o NEFRET (fene... pardon rakibe karşı), "top tribünde birinin kafasına gelirse..."nin basit BELİRSİZLİĞİ bile yok. Kessen kimsenin kanının kırmızıdan başka bir renk olmayacağı belli yani..."Gelişmekte olan ülkeler"imizde hayatın -en azından spor alanında- iyisiyle kötüsüyle daha insani, daha DOLUDOLU yaşandığına kanaat getirdim.

May 16, 2006

Dünyanın bu tarafından haberler

Kopekgazete_kucuk_2 - Tasmanya Adası'nda 25 Nisan'da, yerin 1 km altında mahsur kalan 2 madenci nihayet 5 gün önce kurtarıldı, Avustralya'da günün adamı ve "örnek Avustralyalı" ilan edildiler...uhuhuh...

- Avustralya bütçesi son 10 senede 9. defa "fazla" verdi; hükümet vergi indirimine gideceğini açıkladı, fazla paraların ne yapılacağı şaşırıldı!!! ohohoh...

- Rolling Stones'un 62 yaşındaki gitaristi Keith Richards Fiji'de palmiye ağacından düşüp hastanelik olduktan 2 hafta sonra nihayet 3 gün önce Auckland'da taburcu oldu...vahvahvah...

- Avustralya'da birisi, "çok iyi havası var..." diye anlattığı Yeni Zelanda'yı içindekilerle birlikte ebay'de satışa çıkardı,  ebay'ciler uyanana kadar 22 kişi, 3.000 Avustralya dolarına kadar teklif verdi...Şakacı Ausie'lerin Kiwilere şakası... kihkihkih...

- Dünya uranyum rezervinin üçte birini elinde bulunduran Avustralya, Çin'den sonra Hindistan'a da uranyum satmak üzere anlaşmaya çalışıyor. Bu arada Avustralya'da nükleer karşıtlarının yıllar süren baskısı sonucu nükleer santral bulunmuyor...cikcikcik...

May 11, 2006

Melbourne'de bir gece turu...

  P1070591P1070558P1070574   P1070587P1070566 P1070577_1

May 10, 2006

Melbourne'de sanat dolu günler...

P1070666 Sansima Melbourne'de kultur - sanat gunlerinin icinde buldum kendimi, önce "Afgan Kizi" fotografini ceken unlu fotojornalist Steve McCurry geldi, hayatini ve afgan kizini, ve bazi meshur fotolarinin hikayesini anlatti. (Fotograflarin guzelligi ugruna bayik prezentasyonunun tamamini izledik). Sonra devam eden Uluslararasi Melbourne Komedi Festivali'nden 1-2 gösteriye katildim; politik ve anlayamayacagim 1-2 espri disinda oldukca keyifli saatler gecirdim. Sonra müzeleri ve sergileri tek tek turlamaya basladim; cikista sokak kenari kahvelerinde kahvemi yudumlayip insana ilham veren bazı tiplerin hayat hikayelerini okudum. (Richard Branson ve Lance Armstrong, ikisini de tavsiye ederim). Genelde yagmurlu ve soguk havanin da etkisi ile sehir icinde gecen , sakin guzel gunler...

P1070640_1 P1070642P1070645 P1070649 P1070644

May 07, 2006

Canberra Günleri

P1070550(Foto: Parlamento) Canberra Avustralya'nın sıkıcı başkenti...Ne kadar sıkıcı olduğunu Melbourne'u gördükten sonra anlayabildim aslında; ama konuştuğum Aussie'lerin (Avustralyalılar)tamamı benimle aynı fikirdeydi...Canberra'da geçirdiğim bir kaç günde isminde hep "Milli" olan müzelere - sergilere - parklara ve anıtlara gittim. National Museum'u tavsiye ederim; bir de "Meçhul Asker" anıtı ve hemen karşısındaki Atatürk Anıtı da tabii ki görmeye değer. Atatürk'ün "Çanakkale şehitlerine ve evlatlarını uzak memleketlere gönderen annelere" hitaben söylediklerini yazmışlar anıtın üzerine.

P1070514 P1070527P1070524 P1070541_1

May 06, 2006

KOALA!!!

P1070611 Yarım saattir okaliptüs ağacının altında bekliyorum. Hiçbir hareket yok. 2 şişman koala biraz ötede ve üzerimde dallara yaslanmış uyuyor. Pssssttt Koala!!!! Umurlarında değil!

Biraz önce ağacın altına doluşan sınıf gezisindeki 30 adet 5-6 yaşlarında ve gürültücü çocuk bile uyandıramadı. Sonra bir Japon amca olayı sahiplendi, el çırptı – kollarını salladı – ağaç kabukları atmaya kalktı (ayıpladım cıkcık) - acaip sesler çıkardı ama ben koalanın Japonca anlayacağından da emin değilim…Minikler koalayı bırakıp adamın hareketlerine kahkahalarla gülmeye başladı; Japon amca bence buna biraz bozuldu, ve akabinde oradan ayrıldı. (Tahmin ediyorum minik ayaklar altına alınan onurunu temizlemek için harakiri yapmaya gitti).

P1070610Melbourne Hayvanat Bahçesi’nin bu bölümüne gelenler, genelde en  fazla 1-2 dakika dayanabiliyor;sonra yan taraftaki biraz daha hareketli ve eğlenceli olan kangurulara bakmaya gidiyorlar. Yok arkadaş koala görmek için girişte KOSKOCA  bir 21 dolar verdik, bir ses çıkar, bir selam ver, bir şovunu yap, değil mi?? YOK! Hayvanat Bahçesi müdüriyetine rapor ve dahası şikayet edicem durumu, görsünler bakalım kim daha koala!?

Bugün ne varsa Platypus’ ta vardı yine; yüzdü – oynadı – sesler çıkardı (şovunu yaptı); hepimizi kendine hayran bıraktı; helal olsun be sana Platypus!