My Photo

Neredeyim?

Site güncellenince haber ver!


  • Lütfen mailinizi bırakın:
     
    Blog Updates by Bot A Blog

Yeni Eklenenler

XML

March 27, 2006

Yolculugun yeni bir asamasina girerken...

P1050836Yolculugun Guney Amerika kismi da geride kaldi, Pasifik gunleri basladi...Daha once yaptigim gibi 2. bolumle ilgili kucuk bir pdf dosyasi hazirladim, isteyenler buradan indirebilir. Bunun haricinde mail olarak da daha onceden bir mail alisverisim olan dostlara gonderiyorum; 2. kere gorenler kusura bakmasin lutfen :)

Merhaba Pasifik!!!

Seyahatin  2. Bolumu: Buradan indirebilirsiniz!

Arjantinli soforlerin derdi neymis?

O yolculuk 61 saat surdu, birara hic bitmeyecek gibi gelmeye baslamisti! Neyse oldukca sansliydim ve dusundugumden rahat bile gecti aslinda, yanimdaki teyzeye ne olur ne olmaz deyip fazla pas vermedim, sevmedigim bir muhabbete 61 saat maruz kalmak dusuncesi beni urkuttu, asosyal oldum. Zaten teyze de sagolsun fosur fosur uyudu, ayrica cok fena horladi. Otobusun yaninda beklesen 10`larca cocugu gorunce ufak bir sok gecirdim, hepsi huysuz ve yaramaz ve patlamaya hazir birer bomba gibiydi adeta; sonra yola cikarken sadece buyukler otobuse bindik; bombalar disarida kaldi, meger gecirmeye gelen sempatik miniklermis sadece huh!!!

Guney Amerika bir okyanustan digerine, 2 metrekare camimin onunden akti; bolbol film gosterip yemek verdiler bize; dedim ya o kadar sikilmadim bile! Bir de geceleri otobuste muessesenin ikrami bira sarap ve sampanyalari ardarada hupletince tum otobus neseyle doluyorduk; iste musteriyi bastaci yapmis bir sirket, herkesin ornek almasi lazim yani!!!

Arjantinli otobus firmasinin anamerkezinde bir mola verdik, gozume carpan bir tabela, ve dandik tercumesi:

P1060109 Askiya alinan Soforler:

Kus Moreno: Biletsiz kadin

Lacy Daniel: Sofor mahalinde KADIN

Escobar Jorge: Biletsiz yolcu

Ayala: Sofor mahalinde KADIN

Azarkevich: Ise gelmemek icin palavra atmak

Suarez J.C.: Telefon etmemek...

March 22, 2006

Tesekkurler VERONIQUE!!

P1060079 Beni Sao paulo´da beklenenden de uzun misafir ettigin icin, Sao Paulo gecelerinde rehberligin icin, beni dans kursuna goturup samba bile ogrettigin icin (evet itiraf ediyorum samba yaptim ben, hem de 2 saat), ben hayvanlar diyarindayken otel rezervasyonundan ucak biletine bilimum seni ilgilendirmeyen isimde yardimci oldugun icin, bana Ayvalik Hunkar zeytinyagli sabununu verdigin icin, o acaip televizyonunda novelalari izlerken her bi seyi tercume ettigin icin, ve daha bilimum yardimin ve misafirperverligin icin MERCI!!!

March 21, 2006

Rekor mu? Intihar mi? :)

Bus Guney Amerikada ulkelerarasi ucuslar cok pahali, ben de vize islerim nihayet hallolunca, Brezilya Sao Paulo´dan Sili Santiagoýa "otobusle" gitmeye karar verdim. Yolculuk toplam 56 saat suruyor, Guney Amerikanin tamami Dogudan batiya gecilmis oluyor.

- Camkenarindan yer aldim, kitadan ayrilmadan butun guney amerikaya alici gozle bir daha bakalim!

- Hayatimin en uzun otobus yolculugu, bundan sonra 'uzun" yolculuk kavramim degisir herhalde.

- Sagsalim cikarsam torunlara anlatacak bir hikaye olabilir. Ekonomi sinifi hastaligina karsi duzenli spor yapmayi, Turkiye´dekine benzeyen mola yerlerinde geceyarilari inip "bauru" yemeyi; yakinlarimda biryere huysuzlanan - aglayan - simarik bir cocuk duserse gece herkesler uyurken icabina bakip intihar susu vermeyi planliyorum...

- Bir yandan bu "uzun sure yolda olma' halinden garip bir heyecan duyuyorum; tabii bu kadar yolun sonunda Santiago havaalaninda gecirilecek bir gece de ayrica beni bekliyor. Yine de sabahin korunde Pasifikin en yalniz adalarindan Paskalya ya ucma dusuncesi motive edici...

- Yollar biter mi? :)

March 20, 2006

Cemil ín drami - Isauraya selam olsun!

Hani "Kole Isaura" diye bir dizi vardi, kendisini takip eden tum bu tip dizilere Brezilya dizisi adi verilmesine sebep olan. Bir donem evhanimlarini hayata baglayan, anneannelerimizi gozyaslarina bogan, "Tuh! Allah cezani versin serefsiz baron!!" diye haykirtan bu dizilere Brezilyada "Novela" deniyor, ve hala Brezilyalilarin cogu aksamlari ekran karsisinda bu tip dizilerle yasiyor. Simdikiler biraz daha kaliteli tabii; genelde 6 ay kadar suren, icerisinde mutlaka sosyal mesajlar olan dizilermis bunlar Veronique´den ogrendigim kadari ile...Su anda devam eden en populer novela"Bellissima"da bir de Turk karakter var: Cemil !!! Dizinin bir bolumu kisaca soyle:

0505634500 Andre Juliaya asik oldugunu itiraf eder ve ona evlenme teklif eder. Halbuki Julia Andrenin kuzeni Robertoyla gizlice birlikte olmustur, annesi de yine bu Robertoya asiktir. Kendisinden 45 yas buyuk Monica ile yalnizca parasi icin birlikte olan Mateus, aslinda cok zengin bir fabrikatorun oglu olacakken, kucuk yasta kacirilmis ve hayati degismistir. Erica Cemil´e seni seviyorum evlenecegim deyip dugun gunu kacmis, Ricardoya siginmistir. Cemil catpat portekizcesi ile baska bir kiz bulamayacagini bildiginden kendini ickiye ve kumara verir; bu sirada babasinin, zamaninda oldurulen Julianin annesi ile ask yasadigini bilmemektedir; hem de belki de annesi yillar once o hain Pascalla olmasa, simdi Rebeca ile evlenmis olabilecegini dusunur ve Ricardoyu oldurmeye karar verir. Ama aslinda Rebeca da Mateusa ulasmak icin Monicaya santaj yapmaktadir...Sofie´nin vasiyetinde kendisine hicbirsey birakmamasina sinirlenen Pascal, Andre ve Roberto´ya gicik olur, Monicaya santaj yapmaya, Cemili de oldurmeye karar verir. Bu sirada Vittoria yillar once kendisine tecavuz edenin Ericanin babasi LuisAlberto oldugunu ogrenir ve yikilir...

Pantanal Notlari (Son:)

- Pantanal´deki flora ve fauna cesitliligi muhtesem: 1700 bitki, 650 kus, 260 balik, 80 memeli ve 50 surungen turune ev sahipligi yapiyor! (Sayica Amazon kadar degil tabii, ama daha yogun)

- Kolaylikla karsilasilan hayvanlar: Timsah - Piranha - Capybara (sisko, kemirgen olan) - Macaw (bizim tumune birden papagan dedigimiz kuslarin renk renk tipleri) - Geyik - Tuiuiu (Pantanalin simgesi dev su kusu) - iguana - yilan - maymun - rakun - binbir cesit yirtici veya rengarenk kus vb...Biraz sans yardimi ile: Sinek kusu - Toucan kusu - Tapir - Tilki - jaguar - puma ve bilimum egzantrik hayvan da gorulebilir tabii...

- Pantanal´de 2 sezon var: Kuru ve Islak. Kabaca Nisandan Ekime kadar kuru sezon, hayvanlarin daralan su alanlarina toplanmasi ile daha yogun bir gozlem imkani sunuyor, ayrica sivrisinek de daha az: en iyi mevsim Temmuz - Agustos. Islak sezonda sular yeryer 3 metre yukselmis oluyor, hayvanlarin cogu yine kolayca gorulebilir, ama o kadar toplu halde bulunmuyorlar...Bir de islak sezonda belinize kadar bataklik suyunda saatlerce yurumeniz gerekebiliyor :)

- Yaniniza almazsaniz pisman olabileceginiz seyler: Sivrisinek kovucu (unutmak intihar sebebi), Gunes kremi (222 derece ve full gunes alti) ,durbun (kuslari ve maymunlari izlemenin en keyifli yolu), en az 300 mm objektifli bir SLR kamera ve tripod (jaguari 1,5 metreden cekmek istemiyorsak?!), sapka...

- Bir tur falan satin almadan Pantanali kendiniz de kesfedebilirsiniz, ama neredeyse imkansiz bir ulasim, otel ya da kulubelere odenen daha fazla para ve rehbersiz dolasip etrafta hayvan gorme sansinizi azaltmak demek, bence iyi bir fikir degil...Turlar Pantanal etrafindaki 3 sehirden (Campo Grande - Cuiaba - Corumba) alles inclusive olarak alinabilir (domates ve pilavdan olusan dandik yemek, aksiyon pesinde bir rehber ve kurbagali odalar yani)

- Pantanal, 2000den beri Unesco Dunya Mirasi

- Piranhalarin insana saldirdigi pek gorulmemis, ozellikle nehirlerdekiler. Yerli rehber dedi ki kuru sezonda kucuk gollerde sikisip kalan piranhalar beni bile yer, hmmm!! Timsah da saldirmiyor, niye saldirsin tabii, ama teamulu bilmeyen bir timsah saldirirsa burnuna vuracagiz unutmayin...

March 19, 2006

Pantanal Macerası - 2

4 gün boyunca Pantanal'de dolaşıp durduk:

- Sabahın erken saatlerinde ve geceyarısı yürüyüşlere çıktık, dizimize kadar bataklık suyunda timsahları, örümcekleri, böcekleri, kuşları aradık. Bunlardan o kadar çok var ki fazla aramamız gerekmiyor zaten, çoğu zaman kafamızı çevirmemiz yetti...

P1050911 - Atlarımıza atlayıp dörtnala Pantanal'in daha önce hiç insan eli ve at nalı  değmemiş yerlerini keşfettik - demek isterdim ama tabii işin aslı yürümeye bile üşenen sütçü beygirleri ile tahminen daha önce 10.000 kere geçtikleri patikalarda gezindik. Görünüşe göre benim Düldül yolu biliyor ve benim artistik komutlarıma pek itibar etmiyordu; ya da yabancı dil bilmediği için "BRRRR!!" "HOOOO!"- "Sakin ol SILVER!" gibi Türk atlarında kullanılan temel kavramlara uzaktı. Yine de gallopa kalktığımızda üzerinden uçmadığıma ve yolda o mavi macaw kuşlarını gördüğümüze çok memnun oldum!

P1060011 - Jeep ve teknemizle de safari yapıp birsürü hayvan gördük yine, özellikle kuş meraklıları için bir cennet! Dünyanın en büyük ve sempatik kemirgeni Capybara'lar şişko şişko etrafta dolandı; geyik - tilki - maymun - rakun -dev susamuru - timsah - piranha ve iguanaları yine bu sıralarda gördük hep...

P10600251

- Birgün nehrin kahverengi sularında akıntıyla sürüklenen teknemizden,  ucuna et takılmış kamış oltalarımızı sallandırıp piranhaları bekledik! "Piranha Avlama Dünya Kupası" sonuçları: Avustralya:2 - İsrail: 2 Türkiye: 0...O kız daha oltayı atar atmaz piranhayı yakaladı ya, kesin yerli rehberin kıyağı, ona etin kanlısından falan verdi herhalde alçak! Zaten ben de tutmak istemiyordum, zaten benim etler çürüktü galiba, zaten benim oltayı attığım yerlerde pek balık yok gibiydi sanki, bir de güzel bir balık değil ki, birsürü kılçığı var, amaaaaaaan!!!

P1060033 - Birgün ormanda yürürken biraz önümdeki Justin'den NIHHAAAA - OOAAAARRHHGFFFSSFF!!! gibi insanötesi sesler gelmeye başladı; biz kendisini göremediğimiz bir noktada olduğumuzdan jaguarın acımasız pençeleri arasında parçalanmakta olduğuna kanaat getirip önce ne yapacağımızı şaşırdık, sonra canını seven kaçsın moduna girdik; sonra anladık ki bunu eşekarıları sokmuş alt tarafı yüzünde 3 yerinden, "allah iyiliğini versin Justin yaaaa, biz de seni kurtarmaya gelecektik!!" deyip olayı hemen örtbas ettik...

- Piranha ve timsahlarla dolu nehire tekneden cesurca atlayışlarımı ve şamrelle nehir aşağı inişimi hiç anlatmıyım..

- Bütün hayvanları seviyorum ve belli bir saygım var; kana susamış sivrisinekleri bile sinkovla halledebilirsiniz, ama her gece odamın bilimum yerinde rastlaştığım o iğrenç KURBAĞALARDAN nefret ederim ben!!!!Her gece oradan oraya karşılıklı zıplanarak verilen mücadele; allahım ne salaksınız çıkın o tuvaletten yaaa uhuuuuu!!!!

P1060008P1060002 P1050917_2P1060009 P1060030

March 16, 2006

Pantanal Macerasi - 1

Brazil_pantanal_map Pantanal, Brezilya - Bolivya ve Paraguay arasında, Fransa'nın yarısı büyüklükte bir sulak alan. Özelliği: neredeyse Amazon'daki kadar çeşitlilikte hayvanı daha dar bir alanda, konsantre bir şekilde görme imkanı sağlaması! Tabii Sao Paulo'da Fransızlardan Tahiti vizesi almak için beklerken bunu duyunca gidip o hayvanları görmem, fotoğraflarını çekmem, sempatik olanları yakalayıp sevmem ve Brezilya'nın en az nufus yoğunluklu bölgelerinden birini kesfetmem gerekti.

İlk gun bu dev alana giris yapacagim Campo Grande'ye, Sao Paulo'dan 15 saatlik bir otobusle ulaşiyorum. Otobus garında bekleyen turizmci ve buyuk pazarlamacı Gil, beni kaptığı gibi o günkü turuna dahil ediyor. Zaten her operator benzer seyler içeren bir tur öneriyor ama hepsi Gil gibi otobüsten sonra bedava sıcak duş ve kahvaltı önermiyor, diyorum ya adam işi biliyor!

P1050901Öğlende 5 saatlik bir yolculuktan sonra Pantanal'in kalbine ulaşıyoruz, ekipte 5 Avustralyalı, 2 İsrailli ve aslanlar gibi bir Türk doğabilimci / dandik fotoğrafçı var, öhöm!! Toprak yolda, 1980 model Land Cruiser'ın açık kasasında hoplayarak son sürat giderken, Jaguar görmeden dönmemeye and içiyoruz ekipce...

P1060036 Saat 11 - 16 arası sıcaklığı 100 derece civarında olduğu için ilk günden perişan oluyoruz; ama kaldığımız sempatik tahta kulubeler, daha ilk dakikada önümüzden geçen rengarenk kuşlar ve ortasında olduğumuz dev bataklığın içinde yaşayan x milyon canlının ahenkli gürültüsü için herşeye değer...

Akşam güneşin batışını seyretmek için sudan sadece 15 cm yüksekteki botumuzla nehir yukarı gidiyoruz; merhaba o ağaçtaki Kahverengi Maymunlar(Howler monkey), ve diğer ağaçtaki dev İguana! İyi ki geldim!

Biraz Bossa Nova...

Bossa Novayi seviyorum. 1950lerde Brezilyada dogan bu huzunlu muzik turunun babasi ve en onemli icracilarindan Joao Gilberto'dan en meshurlar:

1 - Desafinado

2 - The Girl from Ipanema

Atolye ile soylesi...

Atolye´den Tunc, cevresinden kisilerle 20ser soruluk soylesiler yapiyordu; benden de rica etti, kazik sorularini elimden geldigince cevapladim. Sorulari ilginc ve daha once pek dusunmedigim seylerdi, farkli bir acidan tekrar dusunme firsati oldu, bu arada benimkinden daha eglenceli baska seyler de var, Atolyedeki 20 soruluk soylesilerde...

Not: Pantanal´da piranha pesinde gecen saatler, arkadasa Jaguar nasil saldirdi, dunyanin en salak hayvanlari ile geceler boyu suren mucadelem, aman hepsi cok eglenceliydi, yazmaya basliyoruum!