My Photo

Neredeyim?

Site güncellenince haber ver!


  • Lütfen mailinizi bırakın:
     
    Blog Updates by Bot A Blog

Yeni Eklenenler

XML

December 08, 2005

Sosyal ayaklanmalarda turistlerin can guvenligi neden saglanmali?

Cok sansliyim sanirim, nereye gitsem bir festival duzenleniveriyor (geldigimi haber alan belediyeler, basiyor bandoyu mizikayi hehe...), festival olmayan yerlerde de bir miting - gosteri - protesto vb oluyor. Tabii ucu bana dokunmadigi surece bu gosteriler de cok renkli geciyor, sanirim guney amerika kulturunun bir parcasi birseyleri protesto edip taskinlik yapmak...

Peru yolunda bir gececik ugradigim kolonyal guzel Cuenca'da meydanlarda dolasiyorum, hic bir ozel amacim yok, avarelik disinda...Dev bir kilisenin kosesini donmemle birlikte 10 dakikadir duydugum gurultunun kaynagini goruyorum sonunda: Yuzlerce genc suratlarinda maskeler, ellerinde sopalar polisle karsikarsiya durmus bagirisiyor. Etraftaki dukkan sahipleri ile birlikte ben de duraksiyorum ve bakiyorum; ne oluyor diye ama bir 10 saniye, daha fazla degil...Hemen ardindan bir duduk sesi, cocuklarin bagrislari artti, havada ucusan onlarca beyaz dumanli kucuk top, ve polisler benim oldugum taraftan taarruza geciyor...HAYDAAA, cocuklar RedKit'teki bufalo suruleri gibi uzerime kosuyor, ne guzel yere dustum!!! Tam onlardan siyrildim ki, o havada ucusan seylerin top degil, pek bir "gozyasartici" bombalar oldugunu; ve benim de bufalo gibi kosmam gerektigini anliyorum...

Meydanlardaki avareligime 20 dakika kadar "aglayarak" devam ediyorum; cocuklar cil yavrusu gibi dagildi aninda, polisler memnun, turistler magdur...Bu kadar patirtiya, bari ben de bir slogan atsaydim: "PERU'YA GECMEM ENGELLENEMEZ!"

Ne guzel sey demokrasi!!! :))

December 07, 2005

Haftasonu Maceram-3 (Cangılda rafting!!!)

P1030024 Son olarak geçen ay içinde "Dünya Rafting Şampiyonası"nın yapıldığı Ekvator'un "rafting başkenti" Tena şehrine gittim. Burada herşey rafting ve kayaking'e endeksli, köyün gençleri belli bir yaşa gelince rafting veya nehir kayağı rehberi oluyor:). Cangılın ortasında IV+ / V rapidlerden çığlık çığlığa geçecek, beynimizi kayalarda patlatma tehlikeleri atlatıp, akşam sağ salim otelimize döndüğümüzde biraları tokuşturarak zaferimizi kutlayacağız. Ekipte 3 Amerikalı, bir Türk, 2 yerli rehber var...

1) Şampiyonın yapıldığı yeri değil de, daha hafif, en fazla III - III+ rapidlerin olduğu, mevsim nedeni ile suyu hafiften azalmış "Jatun Yacu" nehrini geçtik, bu da çok keyifliydi... :)

P1030031 2) Hemen yanımızdan dimdik yükselen yeşile bürünmüş duvarların yanısıra, karanlık ve girilmez cangılı seyrede seyrede nehir aşağı indik...Cangıldan yükselen sesler etkileyici olmakla birlikte, hayvan göremedik...Ama dimdik yamaçların "Vahşi Orkideleri" ni çekebildim, binlercesi düz bir duvarın üzerinden nehri seyrediyor, çok güzellermiş...

3) Nehrin meşhuuuur "Anakonda"larını da göremedik, ama yerli rehber nerelerde yaşadığını gösterdi bari, o boyutta bir delikte yaşıyorsa karşılaşmamamız isabet oldu sanırım...

4) Nehrin düzleştiği ve sığlaştığı bölümlerde yerliler ellerinde elek altın arıyordu! Bir tanesi günde 4-5 gram altın bulduğunu, geçinip gittiğini söyledi?!

5)Cangılın aralandığı bazı bölümlerde ise yerli çocuklar el sallayıp, yanlarına gitmemiz için yırtındı, biz de kafamızı kaldırabildiğimiz anlarda onlara " kürek" salladık...

P1030041 6) "Cangıla gitmek" = "Tonlarca ve çeşit çeşit sinek - böcek kovucu sürmek" olmalı bence...Bende olmadığından, gringolarınki ise işe yaramadığından feci şekilde hırpalandık. Sivrisinek ve böceğin "yüzlercesi" (kesinlikle abartmıyorum), her tarafımıza saldırdı, ve bizi PERİŞAN ETTİ!!! Cangılda Anaconda'ya falan değil, "sivrisineğe" dikkat; inşallah beni sokan 200 kadar sivrisinekten biri meşhuuur sıtma taşıyıcılarından değildi...En azından ne olduğunu biliyoruz, hem erken teşhis hayat kurtarır...:)

Haftasonu Maceram-2 (Banos'ta festival zamanı)

P1020889 Haftasonu 2. durak, dağların ortasında, adını doğal sıcak su kaynaklarından alan turistik "Banos"!!!Şansa bakın ki, Quito'dan ayrılmadan önce son birkaç gün sokaklarda Quito Festivali'ni yaşadım, şimdi de Banos'ta festival var, hem de çok renkli!!!

Burası bana alplerdeki turistik kasabaları hatırlattı, çok güzel (hem de daha ucuz tabii!). Bütün gün dev bir geçit töreni vardı; bütün Ekvator Banos'un kanton oluşunun x. yılını kutlamaya gelmiş; mesela her bölgenin resmi "güzeli", en güzel çiçekli arabalardan etrafa gülücük ve çiçek dağıttı; biz de yol kenarından taşkınlık yapıp, ıslıkladık. (Benim yorumum: Ekvator'un uluslararası güzellik yarışmalarında derece alma şansı maalesef yok...)

Bütün gün süren festivalin yorgunluğunu, akşam hava kararınca yemyeşil bir yamaçta 70 metreden dökülen şelaleye karşı kendimizi sıcak havuza bırakarak atıyoruz; havuzumuzdan yükselen buharlar, serin havaya karışıyor... 

P1020946P1020973P1020901 P1020938P1020917_1 P1020937 P1020976P1020984 P1020988 P1020950

Haftasonu Maceram- 1 (İstanbul'daydım!!!)

P1020866 Haftasonu ilk durağım: Latacunga!!! Latacunga'da pek turistik birşey yok, tek özelliği Banos'a giden yol üzerinde olması; benimse dünyanın bu köşesindeki çok önemli bir gizemi açığa çıkarmak gibi bir amacım var: rehber kitapta rastladığım "Hotel Estambul"da bir gece kalacak ve hikayesini öğreneceğim. Gitmeden tahminlerim: Yıllar önce buraya göç etmiş (tahminen Karadenizli) Türk aileyi tanıyacak, hatta kucaklayacağım; duvarlardaki İstanbul fotoğraflarına bakıp, özel anlar için sakladıkları rakıyı açacağız; ben bir BarisNerede'06 takvimi bırakacağım hatıra olarak, onlar da akşam bana Etli HünkarBeğendi - domatesli pilav -cacık ziyafeti verecek...

Peki neymiş?: Gerçekten Hotel Estambul'da bir gece kaldım, odam biraz eski anneanne evlerini anımsatıyordu (dantel örtülü dolap ve tahta yerlerle...), ama Türk'lere rastlamadım! Meğer 91 yaşındaki otel sahibinin şu anda hayatta olmayan çooook eski bir dostu zamanında İstanbul'da yaşayan bir Mısırlı imiş, onun hatırına otele bu ismi vermiş!!Söylediği isim arap ismi, "bak bunlar da sizin oranın hatıraları" diye gösterdiği kartta ise "Hiyeroglif Harfler" var!!! Buralarda tüm Ortadoğu'lulara "Türk" (el Turco) denebiliyor (Amin Maalouf romanlarında da vardır hani...), Türkiye'nin kendi kültürünü ise tanıyan yok, Türkiye'yi Arap ülkesi sanıyorlar; yine de bayağı muhabbet ettik...Akşam yemekte canım hünkarbeğendi yerine her zamanki tavuğumu yedim ve ertesi gün köskös Banos'a yollandım...Gizem avcılığı benim işim değil ya...

December 06, 2005

Kolombiyaya neden gitmedim?

Haftasonu icin otobusle bir kosu Kolombiya'nin baskenti Bogota'ya gececek; yolda da bolbol kahve icecektim...Sonra sunlari dusundum ve fikir degistirdim:

1) Bogotaya kadar otobusle gitmem gerek (ucak istemedigim icin), sinir gecisi ile yaklasik 30 saat surer, zamanim da az, mutlaka gece otobusu ile gitmem gerekecek..

2) Bu aralar Ekvator'daki gazetelerde Kolombiya sinirinda alevlenen gerilla faaliyetlerini ve bizim taraftaki multeci dramini okuyorum; internette baktigim guncel seyahat sitelerinin neredeyse tamami (Lonely Planet Thorn Tree Forum gibi) "ben olsam guney sinirini otobusle gecmem" diyor...Ulkenin % 40'ini elinde bulunduran gerillalar, Sovyet yardimi kesilince parasiz kaldi, sizi kesin kacirirlar; kacirmazlarsa da butun paranizi / cantanizi alacaklari icin gunlerce Kolombiya bozkirinda yurumeye hazir olun vb diyorlar... Tabii bu zamaninda internetten Turkiye'nin guneydogusundaki sorunlari okuyup, Istanbul'a gelmeye korkmaya da benziyor, onun icin pek de onemli degil. Bu arada Amerikalilar kadar guvenlik duskunuyseniz (ki hicbirimiz olamayiz:), su sitede tum dunya ile ilgili guncel uyarilar var: http://travel.state.gov/travel/travel_1744.html

Su sahne de gozumun onune gelmedi degil:): Ben Turk'um deyip gece otobusle Bogota'ya dogru aslanlar gibi yola cikiyorum. Sonra olagan bir sekilde FARC gerillalari gecenin korunde ve yolun ortasinda otobusu durduruyor; kar maskeleri ile iceri daliyor...Ben metroseksuel gozluklerim ve sari fosforik ceketimle ayna gibi parliyorum, adeta amerikali bir milyonerin ogluyum (ceketim o kadar goz alicidir yani...). "Pssstt 17 numara, cam kenari, gel bakayim sen bizle seker cocuk!" diyorlar, son anda yaptigim uyuma numarasi da kar etmeyince aylarca surecek esaret gunlerim basliyor...Devamli kufurlu konusan bu heriflerle dag tepe demeden binlerce km yurumek zorunda kaliyorum; arada bir de internetteki terorist sitelerde gorunup soyle beyanatlar veriyorum: "Anne-baba, sayin basbakanim merak etmeyin, bana cok iyi davraniyorlar...Yalniz sunu okumami rica ettiler (!):"Kolombiya hukumetinin haksiz ve ahlaksiz tavirlarina karsi silahli mucadelemiz sonuna kadar devam edecek; gerekirse bu dumbuk gibi birsuru turisti daha kacirip, dunya kamuoyunun dikkatini, koylu halkimizin hakli mucadelesine cekecegiz! Yasasin gerillalarin kardesligi ve yasasin.. AAAGGHH ne vuruyorsun be okuyoruz ya iste!!!:.."

Bu arada basbakanin araya girmesi ve ricaci olmasi ile olay uluslararasi bir skandala donusecek; ailem 1 milyon dolar rehine kredisi icin Turkiye'de basvurmadik banka birakmayacak...

Tabii bunlar abarti; dogrusu otobusle o kadar yolu kosturmaya da usendim biraz:)... Kolombiya kendi basina ayri bir seyahati  ve ayri bir hazirligi hakediyor sanirim, coook guzel ve macerali bir ulke olduguna eminim... YASASIN dunya kokain uretiminin % 80'ini elinde bulunduran KOLOMBIYA MAFYASI hehehe!!!! :)))

December 02, 2005

Barisnerede.com 2006 Takvimi!!!

P1020833_1 Birkac gun basimevinin kapisinda yattim, ve sonunda su ana kadarki yolculugum sirasinda cektigim fotolardan el emegi goz nuru bir "barisnerede.com 2006 takvimi" yaptim..

Bu yilbasinda, onbinlerce km uzaktaki bir postaneden gonderilmis, icinde "barisnerede.com takvimi" (bkz: Ornek fotolar), hayallerinizi 2006'da gerceklestirmeniz icin en iyi dileklerim (ne kadar onemli bilemiyorum:),ve "kucucuk" bir surpriz hediye olan; uzeri pullarla ve damgalarla dolu bir zarf almanin hazzini yasamak, ve "journey of a lifetime"ima mini bir katki yapmak isterseniz, lutfen asagiya bir goz atin:

1) Takvimimi "40 YTL" karsiligi gondermek istiyorum. Tabii ki 40 YTL'ye takvim olmaz, ama "kisisel sponsorum" olup, bir hayali daha gerceklestirmeme (ya da video kameramin tamir masraflarina:)) yardim etmis olacaksiniz. Tabii isteyen daha fazla gonderebilir!!! :)) Daha az gonderirseniz de caniniz sagolsun; ben yine takviminizi postaya verecegim :)

2) "Sponsorluk" tutarini, Yapi Kredi Bankasi Beyoqlu Subesi (0015) 0247542 YTL hesabina havale ile gonderebilirsiniz. Isim soyadinizi eklemeyi lutfen unutmayin!!

3) Bir de bana isim-soyad adresinizi iceren bir mail atin ki, gonderebileyim... :)

P1020827Ne dusunuyorum?

- Bu seyahat isinden ve herseyi cevremdekilerle paylasmaktan pek memnunum. Ama "sibernatik / sanal" seyler ne kadar kalici olacak bilemiyorum. Yillar sonra ben veya bir baskasi bir rafin arasinda bu takvimi bulalim, sevinelim, hayal kurmaya devam edelim...

- Mesela ofiste masamizda dursun, butun yil bize manali manali baksin, bu yil (kendin icin) ne yaptin der gibi baksin hem de...

Ne dusunmuyorum?

- Donecek param kalmadi, takvim yapmazsam Sili Patagonyasinda bir koyde mahsur kalacagim...(Takvimi yaparken bunu dusunmuyorum = Yani merak edecek birsey yok:))

Ornek Fotolar:

  Mayis_copy_2 Aralik_copy_2 Haziran_copy_2 Agustos_copy_1 Nisan_copy_1 Ocak_copy_1Mart2_copy_2

 

 

December 01, 2005

Sehrimize Ispanyol danscilar geldi...

P1020812 Quito'da Festival zamani, tum Quito'lular kendimizi kultur sanat faaliyetlerine verdik...Aksam orta sinif mestizolarla Kultur Evi'nde (bizim =AKM) ispanyol danslarini izlemeye gittik. 2,5 saat onceden kapida konuslandik, cunku bilet alinmiyor, belediyemizin bir kultur hizmeti (= bedava). Sonra kuyruk uzadikca uzadi, hava kararmaya, ruzgar soguk soguk esmeye basladi...Isyerlerinden cikip gelen takim elbiseliler ve pelerinli bayanlar usudu. Hep birlikte bagirmaya basladik: "PUUEEERRRTA - PUEERRTTTAA PUUERRTTAA!!!" (kapi). En cok bu kisimda eglendim...

Sonra icerde gosteri basladi; hatunlar kirmizi siyah eteklerini sallayip ayaklarini yere vurdu, ispanyadan gelen abiler girtlaklarini parcalarcasina bagirarak sarkilar soyledi...Tabii ki 50 kiza 1 erkek dansci dusuyordu, giydikleri o dar ve kirmizi pantalonu kendine saygisi olan birisi giymez zaten...Onlar da ayaklarini vurdu, tepindi...Pek kulturel bir gece oldu caniim!

Not: Alcak Sony tamircisi video kameram icin bir hafta daha istedi, daha dogrusu ben 2 hafta bekleyip kamerayi aldim - parayi verdim, sonra baktim kirmizi cizgiler var ekranda; geri gitmek zorunda kaldim. Adresini veriyorum: TELECOLOR, 6 Aralik Cad. 2188; sakin gitmeyin...

Simdi yolda turistlere yol gosteriyorum, internet cafe'cinin en samimi arkadasiyim; aksamlari kultur sanata vuruyorum kendimi, yani artik Quito'lu oldum..Bu haftasonu icin yeni bir macera ariyorum kendime...

November 28, 2005

NewYork Times dan bir haber...

27 Kasım'da NY Times'da benimle ilgili bir haber çıktı!!! Tamam doğrudan benimle ilgili değil, ama "bir gün deliler gibi seyahat edeceğim" veya "bir gün çevremdekilerle herşeyimi paylaşacağım" diyorsanız, sizi de ilgilendirebileceğini düşündüm, güncel seyahat blog servislerinin adresleri var...

Wishyouwerehere com: Blogs from the road

COTOPAXI deydim!!!

P1020789_1 Ekvator'dan ayrilmadan bir hayalimi daha gerceklestirdim: Dunyanin en yuksek aktif volkani Cotopaxi'ye (5.897 mt) tirmandim!!! Bir Alman bir Ispanyol bir Silili, ben ve 2 Ekvatorlu dag rehberinden olusan ekibimizle ilk gun 4800 metre dag evi civarinda biraz antreman yaptik (buzul egitimi gibi), sonra uykusuz bir gece gecirdik (normalde aksamustu yatip geceyarisi kalkacak, timranisa baslayacaktik; basimin agrisindan hic uyuyamadim...). Gece 1.30da 2 grup halinde, kafa fenerlerimizle buzula tirmanmaya basladik; yukarida sirtin uzerinde dolanan kafa fenerleri yildizlara karisiyor; asagida ise Quito'nun isiklari deniz gibi dalgalaniyordu. Butun gece tirmandik...Sabah 7.30'da tepedeydik; elmalarimizi yedik, donduk...

Ilk'ler:

P1020791 1) Ilk defa bu yukseklige tirmandim, - geceki basagrisi disinda-  tirmanirken en ufak bir sikayetim olmadi; sanirim 3000 metre civarinda uzun sure gecirmem ve gecen haftasonu Pichinchalarda (4800 metre) yurumem etkili oldu :)

2) Ilk defa "rehberle" bir yere tirmandim, rota genel olarak kolay olmakla birlikte, dev buzul catlaklari var, 1-2 yerde emniyetli gecisler gerektiriyor; yani bir bilenle gitmek benim icin iyi oldu...Bu arada 4800 metredeki dag evi ayni alplerdekiler gibi, disi ahsap ve icerde ranzalar var; birsuru adam (ve kadin) gece 1de kalkip haldirhuldur hazirlanip yollara (buzula) dokuluyor...Rehberin iyi yani: dagevine girdiginizde kocaman bir masada salamli sandvicler sizi bekliyor, gercekten saglam bir rehberden ornegin benim gibi dik buzda kazma kramponla tirmanmayi ogreniyorsunuz (cok zor)...Rehberin kotu yani: Tabii ki para veriyorsunuz; bir de Silili abla gibi mizildanan bir tip, rehber diger musterisiyle ilgilenirken donuste sizinle gelmek zorunda kalabiliyor; 1 saatlik yolu 3 saatte alabiliyorsunuz...

P1020798_3 3) Ilk defa buzul catlagina DUSUYORDUM KIIII: Dusmedim...Gecenin korunde karsi tarafi daha yuksek olan bir catlakta sahane bir atlayis gerceklestirdim, sonra bir baktim, cantam agir cekiyor; hoop gerisin geri gidiyorum, can havliyle kendimi diger tarafa geri attim, rehber arkadas biraz stres oldu; Alman abla sasakaldi... Sabah donerken baktim, catlagin asagisi ne maviydi beee!!!

4) 5700 metrede, boslugun uzerinde zangir zangir sallanan merdivende ecel terleri doktum, bu da ilk defa...Bizim daglarimizda merdiven falan olmaz; tam tepeye vardik derken, guzel bir surpriz oldu hehee!!!

P1020760_2

P1020801_4

P1020777_5P1020795_4

P1020763P1020774

P1020776_1

 

 

November 24, 2005

Domuz gibiyim...

P1020534 Yok yaa, o almanlar oyle bagirinca kucuk bir travma gecirdim... :)). Alkollu bir animda yazdigim duygusal  yazidan sonra, pek cok dosttan moral verici mesajlar geldi. Ben de dedim ki ne iyi etmisim paylasarak; ama merak edecek birsey yok, yollarda oldugum icin MUTLULUKTAN OLECEGIM: Bugun Peru vizemi aldim,  yarin Cotopaxi'deyim; oburgun video kameram geliyor!!!

Bakiniz gunes gozlugumu aglamaktan sismis gozlerimi ortmek icin degil, ARTISLIK olsun diye takiyorum, Latin amerika'da gunes gozlugu kadar havali bir aksesuar olamaz, millet televizyon programlarinda (studyoda) gunes gozlugu ile oturuyor heheehee!!!...Selamlar!!!

Not1: Hakan kardesim, burada gorecek birsey yok, direk Kuba'ya...

Not2: Caglar canim cigerim bogazina dursun! Bu arada burada donerci acmak icin pazarda muthis bir bosluk var, 2 gunde Shawarmacilari silip atacagiz, bak gorursun!!! Sen parayi topla...

:))