My Photo

Neredeyim?

Site güncellenince haber ver!


  • Lütfen mailinizi bırakın:
     
    Blog Updates by Bot A Blog

Yeni Eklenenler

XML

April 07, 2006

Bazi Rakamlar - Paskalya Adasi

P1060593_1  Şili’ye uzaklık:

3.700 km

Tahiti’ye uzaklık:

4.100 km

Yüzölçümü: 166 km2

Santiago’dan uçuş (gidiş dönüş): $500 (‘dan başlar)

Adada bulunan ATM: 1 (Nakit ve kredi kartı getirmek iyi fikir)

Nüfus: 4.000

Yılda gelen ziyaretçi: 20.000

P1060594 Adada bulunan Rent A Car acentesi: 10

Tapati RapaNui Festivalinde Muz kütüğü ile bayıraşağı kayarken ulaşılan hız:

80 km/h

Markette fiyatlar: Santiago x 2

“Birdman”lerin bir sonraki senenin kralı olabilmek için pasifikin dalgaları arasında bir koşu yüzdükleri adaların uzaklığı:

2 km

Kevin Costner’ın yapımcısı olduğu “RapaNui” filmine 10 üzerinden verilmesi gereken not: - (eksi) 8

Amerikan hükümetinin uzay mekikleri acil durumda inebilsin diye yaptırdığı dev havaalanına iniş yapan havayolu sayısı: 1 (Lan Chile:)

April 05, 2006

Pasifikin azgın dalgalarında bir dandik balıkçı…

P1060630 RapaNui’de son akşamımızda İsveçli 60 yaşındaki yeni arkadaşım Goran’la balığa çıkıyoruz! Akşam 7 gibi, güneş batarken küçük limandan ayrılan 2 balıkçıya “biz de gelebilir miyiz?” diyorum. (Bir süre balığa çıkabilmek için uğraştık, ama bir türlü tekneyi, malzemeyi, mazotu ve balıkçıyı bir araya getirememiştik.) 10 dakika sonra HangaRoa’nın düdük kadar limanı arkamızda görünmez oldu; biz Pasifik’in azgın dalgalarına karşı – hep söylemek istediğim bir şeydi bu “pasifikin azgın dalgalarına karşı…” J - küçük botumuzda 4 cesur balıkçıyız artık; bu arada “yerli balıkçılarla çıktığım için kimbilir ne kadar çok balık tutacağım hohooyyt!” diye düşünüyorum içimden!!

Çok değil, limandan 5-6 km sonra, “taş” atıyoruz, evet taş, çünkü burada balıkçılar demir atmıyor; büyükçe bir kayaya naylon ipimizi bağlayıp yallah aşağı! “RapaNui System!” diye bağrışıp gülüşen balıkçılar Juan ve Marcelo daha sonra ayrılırken de taşı geri çekmekle uğraşmıyor tabii, motorla biraz abanıp ipi koparıyoruz; o kadar! “Bu gidişle adada taş kalmayacak, neyse ki Moailer var hahaha!”

P1060629Gecenin karanlığında 2,5 mm’lik misinalarının ucuna dev gibi bir çengel ve onun etrafına da koca bir et parçası takıp, akıntıya karşı da yine büyükçe bir taşa doluyorlar misinayı, denize atmadan. Hiç böylesini görmemiştim ama ne kadar balığa çıktım ki zaten  hayatımda hehe!? Onlar daha ilk dakikalarda oltayı atıp atıp çekiyor, boş yok yani!!! İlk yarım saat ben de memnundum hayatımdan; midem okyanusta olduğumuzu ve küçük teknemizin ne kadar sallandığını hatırlayana kadar…Evet beni deniz tutar, hem de çok; eeee ne işim var o zaman benim burada???Juan yola çıkarken gece 3’e kadar kalabiliriz demişti; saate bakıyorum çaktırmadan, neee 8 miiiii????

Önce sesim kesiliyor, konuşmaz oluyorum; sonra bembeyaz hatta yeşermiş bile olabilirim; çizgifilmlerdeki gibi…Bizimkiler daha büyük Sierra’ları tuttukça sevinçle bana gösteriyor, fotoğraf çekeyim diye; ben artık sadece karaya çıkacağım anı düşünüyorum. “ Ne oldu Flaco!?  (flaco = ~sıska gibi)” diye takılıyor Marcelo, yok bir şey sadece BBBOOOOGGGGGGGGHHHHKKHLFFHH!!! Hayatımın en  yeşil renkli 3 saatinden sonra dönmeye karar veriyor bizimkiler nihayet, şansıma birsürü balık tuttular da daha fazla beklemedik…

P1060634_1Ertesi gün Pazar; Marcelo ve ailesi ile deniz kenarında dev mangalımızın üzerine balıklarımızı diziyoruz; işte benim sevdiğim balıkçılık bu, “Mangal balıkçılığı”!!!

April 01, 2006

Adanın gizemlerini tek tek çözüyorum!

P1060574 - Binlerce yıl önce Pasifik'in bu yalnız adasına kimler nasıl ulaştı?

- Yüzyıllarca süren "Moai" yapımı nasıl ve neden bir geceyarısı aniden son buldu?

- Bazıları 20 ton çeken Moai heykelleri Rano Raraku "madeninden" kilometrelerce ötedeki "Ahu" larına nasıl taşınabildi?

- Rano Raraku yamaçlarında bekleyen yüzlerce Moai neyi bekliyor? Ayrıca o Moai'nin göbeğinde çizili olan yelkenliye benzer şekil neyin nesi?

P1060531 Tüm bu soruların yanıtlanması için, "gizemler adası" Paskalya'ya Saadettin Teksoy'un izinde bir Türk evladının ulaşması gerekiyormuş meğer... İlk gün araştırmalarıma en ilgisiz görünen yerden; Turizm İnformasyon ofisinden başladım. Daha oracıkta bulduğum ingilizce yazılı belgelerden, ilk ipuçlarını almıştım; caddenin biraz yukarısındaki Hediyelik Esyaci'dan aldığım haritada da biraz ipucu var gibiydi; ama en açık görünen şeyler aslında en karmaşık olanlardı genelde; onun için hemen itimad etmedim. Şimdi yapmam gereken gidip sözkonusu yerleri bizzat keşfetmek; sabahtan akşama bulduğum her taşa bakmak, fotoğraflamak, bilimum ipuçlarını toplamak ve akşam Pasifik'in dalgalarına karşı biramı içerken bunları birleştirmek olacaktı kuşkusuz..."Ura Uranga Te Mahina" - "

Hoa Anga Vaka

A Tua Poi" vb gibi acaip yer isimleri benden önceki binlerce enayi arkeolog- bilimadamı - araştırmacı gibi beni de önce biraz zorladı; ama tabii bunlar bir iki ayda Machu Pichu'yu - Nazca'yı vb CART diye çözen, tecrübeli bir gizem avcısı için sorun olamazdı; olmadı da...O akşam P1060413 yamaçta Moai'lerin arasında, en yakın yerleşim yerinden

18 km

uzakta, sesizliğin ortasında tek başıma dolanıp elimdeki dandik haritayı anlamlandırmaya çalışırken; Moainin göbeğindeki yelkenlinin sırrını çözer gibi oldum; Lonely Planet'imin 516. sayfasının en ulaşılmaz ve okunmaz yerlerinde karşıma çıktı; serüven ve gizem işlerinde şansın da yeri var tabii biraz...Şimdi son bir soru vardı yanıtlanması gereken: Dev Moailer adanın etrafındaki şu anki yerlerine Caterpillar iş makinaları dahi olmadan nasıl taşınabildi??! Ben bunları düşünürken uzakta güneş denizin üzerine alçaldı, taştan heykellerin toprak üzerinde kalan tek yerleri olan yüzleri turuncunun tonları ile gölgelendi; hafif ve sıcak bir meltem üzerimizdeki sırtları yalayıp geçti; işte tam o anda çok derinlerden biryerden tanıdık bir sese kulak verdim; o ses EZAN sesinden başkası değildi...

(Arjantindeki bir diger gizem avcisi dost Gunes'e selamlar!:)

March 30, 2006

Pazar gunu, bisikletimle...

P1060250...160 kilometrekarelik adamizin neredeyse yarisini dolastim!Tek yerlesim yeri olan Hanga Roa'nin guneyinde Rano Kao'ya tirmandim once, kraterin dev agzindan arkaya, pasifikin engin mavisine baktim uzun uzun...Yuzyil kadar once, ada yerlileri bir sonraki sene icin liderlerini secmek uzere burada toplanir; her kabilenin en yigiti, 300 metrelik ucurumdan iner, 2 km otedeki adaciklara yuzer, ve gocmen kuslarin kayaliklara birakacagi ilk yumurtayi geriye, karaya "ilk getiren" olmak icin yarisirmis...(Bkz: Birdman Gelenegi). Orongo tarihi kalintilarindan asagi, "merkeze" ruzgar gibi indim sonra, toprak ve engebeli yolda, neredeyse avuclarim patlarcasina...

P1060314Oglen yemegimden sonra, bu kez kuzeye, Ahu Ta Hai'ye; kucuk bir yerlesimin kalintilarinin bulundugu, Ahu'su (Moai heykellerinin dikildigi platform) yikilmis Te Peu'ya ve son olarak A Kivi'ye...Gunes batarken, adanin denize bakan tek MOAI'lerinin (hani o dev tas heykeller) bulungu A Kivi'deydim, tam zamaninda... Aksam hava kararmadan hemen once, Hanga Roa'ya dogru inen uzun yoldan asagi bisikletimle yine ucarcasina indim, yanimdan tektuk kamyonetler gecti...

Not1: Bu arada yer isimleri cok neseli burada, hala hangi hotel/ pansiyonda kaldigimi bile hatirlayamiyorum!

Not2: Bisiklet cok keyifli, ama adanin "diger tarafini" motorla kesfetmeye karar verdim.

P1060254P1060242  P1060257P1060300

March 29, 2006

Gormen lazim...

Herseyden ve herkesten ne kadar uzakta hissettigimi, Pasifikin ortasinda bir gizemli adada oldugumu dusunup nasil havalara girdigimi ve sevindigimi, dunyayi - tekrardan- ne kadar sevebilecegimi; o havanin, o taslarin, o denizin ne kadar guzel; ve o insanlarin ne kadar ozel oldugunu...Bir sarkida soyledigi gibi: YOK - anlatamam,  GORMEN LAZIM!!!P1060120_13P1060298P1060318P1060494P1060373

P1060110P1060488P1060328   

   

March 28, 2006

Cennet!!!: Paskalya Adasi

P1060277PASKALYA ADASINDAYIM!!! Bu kadar guzel biryerde,  bu kadar mutlu olunabilecegine hala ben bile inanamiyorum! En yakin ofis mobilyasina 3700 km uzakta, rengarenk gomleklerimizle, cicekli etekli kizlarin dansini seyrediyoruz...Bugun Pasifik'in dalgalarinda surf mu yapsam, yokyok motorumla adanin diger tarafindaki  Anakena plajina gideyim en iyisi; cennetten gecerek...

Ilk gece evsahibimin oglu guzel bir organizasyon yapti; adanin en sahane muzik grubu "Mana Rongo Rongo A Hono Paenga" yeni albumunu tanitti; ardindan adanin yerlileri unutulmaz bir dans gosterisi yapti: Kizlar ruyalardaki gibi cicekli kolyeleri ve etekleri ile salinirken; adeleli erkekler "HONGAMONGA PUTUMINGA, TANTIKITOYN HOYTTIRINUNGA!" gibi seyler bagirarak, ve etraftaki turistleri korkuturcasina hareketler yaparak ziplayip durdu! O kadar guzeldi ki, o sazdan seyleri takistirip ciscibil ortalikta dolanmak pahasina burada bir folklor kursuna falan yazilayim diyorum!

Paskalya adasindan ilk izlenimim: Ben buradan donmeyebilirim!

P10601841 P1060183P1060217P1060178P1060210 

Not: Konserde dinledigimiz grubun "cikis parcasini" paylasmak isterim; bu isimle (Mana Rongo Rongo A Hono Paenga) dunya piyasalarinda ses getirmeleri zor; ama gonlumuzu coktan fethetti bu cocuklar, helal olsun!!

Iste: Tere te Vaka !!!