Mark'in yerinde $ 20'a kalirken, biraz otemizdeki Inter Continental ve Sheraton'u da ziyaret ettim, biraz foto cektim. Aman ya Rabbi, ne exclusive hayatlar, katalog kapaklarindaki ve screensaver'lardaki denizustu kulubeler, havuzda- denizde ve agaclarin altinda genelde opusen ve genelde yeni evli ciftler! Eh, sabah kalkip kulubenin onundeki turkuaz sulari ve rengarenk baliklari gor de kolaysa romantik olma...Deniz gercekten ozel, ama Turkiyemin tesisleri de en az bunlar kadar iyi bence.
Sheraton'dan cikarken otostop cektigimi goren yasli (herhalde amerikali) cift sempatikce gulumsedi ve resmen bana ozendi! Evet belki milyarlari var ve Mark'in bungalowlarinda kalmiyorlar, ama gercekten mutlular mi bakalim hiii?? (Yok bu kadar da zugurt tesellisi olmaz; isin dogrusu: "Keske ben de Sheraton'da kalsaydim uffff!!!")
Arjantin bayrakli T-Shirtum sayesinde beni bugun 2. kere arabasina alan Arjantin asilli cifte tesekkurler (= Ulasim sponsoru).
Artik spagetti ve salamli sandvic gormek istemiyorum.Yaklasik 15 gun boyunca spagetti yer mi bir insan, muz ve mangoyla? Bunun disinda, tektuk guzel baliklar da yedim tabii, Rapanui'de o japon kizin bize yaptigi soyasoslu tonbaligini unutamam. Hayatimda gordugum en uzun boylu japondu, ne is yaptigini 100 kere sormamiza ragmen anlayamadik: Goran'a bir cesit egzotik japon dansi yapiyorum falan demis; aman ben ajan ya da striptizci oldugundan eminim! Neyse, japon usulu ton sahaneydi iste.
Bir de yine Marcelo ve ailesi ile (Pont'lar:Pariste antika savas ucagi biriktiren trilyoner bir Pierre Pont'un akrabasi olduklarina canigonulden inaniyor ve bununa gurur duyuyorlar...) yaptigimiz pazar piknigindeki baliklar; eh ne de olsa kendimiz tuttuk!! (Ben teknede bayginlik gecirirken tutulanlar)
Bu kadar berbat beslenmeme ve devamli otostop yapmama ragmen gunde $ 50'dan asagi inemedim hic, bu Pasifik illeri kazikmis hakkaten...
My old man and the sea kitabini okudum. Baba ogul Amerika'dan 8 metrelik yelkenlileri ile cikip, Jamaica - Panama - Galapagos ve Paskalya Adasi uzerinden Cape Horn'a ulasiyor, ve Atlantik Okyanusu'ndan geri donuyor. Bu arada Hakan Oge Robinson Crusoe Adasi'nda; Erden Eruc Atlantik'in ortasinda, Santa Lucia yolunda...
Moorea adasinda, Lagoonarium'a gittim!Bir lagoonda kurulu dev bir akvaryum gibi (yani denizin buyuk bir kismini bir cesit telle cevirmisler), isin iyisi ben de snorkel ve paletle bu kocaman dogal akvaryumdayim. Vatozlar bacagima dokunup geciyor; siyah yuzgecli kopekbaliklari kivrak kivrak etrafimizda dolaniyor; deniz kaplumtosbagalari neredeyse elimden tutup gezdirecek!Mercanlarin arasinda rengarenk palyaco baliklari, kelebek baliklari, korkunca sisinen "sisme" balik, baracuda, trompet baligi (bence adi duduk baligi olmaliydi)ve tabii adini bilmedigim birsuru cesit daha...Saatlerce sudan cikmiyorum, bu arada sirtim x. dereceden yanik...
Tahiti FAAA havaalaninda beklerken yeni seyler ogrendim:
1) Japonya'da evlenip, turla Tahiti'de balayina gelmeyeni dovuyorlar; ya da en azindan kotu gozle bakiyorlar.
2) O turlar en az 500 kisi olmadan kalkmiyor.
3) Adada surekli kalan ve calisan Japon rehberler toplam nufusun % 25'ine denk geliyor.
4) Bismillah daha havaalaninda tum gruba, adanin tarihi - dogal guzellikleri - acil durumda aranacak numaralar - otelde sabah kahvalti menusu - rent a car fiyatlari - binilecek otobusun plakasi - yerli halkin orf adet ve ananeleri - Japonya'da (ucaga bindikten sonra olan) son siyasi gelismeler- New York / Tokyo ve Berlin borsalarinin son bir sene ayrintili teknik analizi -havaalani kahve otomatlarinin calisma prensipleri gibi "temel" bilgiler, yaklasik 2 saat suren bir monologla veriliyor. Benim hayret ettigim seyse; gruptan bir kisinin de cikip: "Kardesim manyak misiniz, saat sabahin 3'u, yuruyun otelimize gidelim; bunlari yarin anlatirsin!..." diye isyan etmemesi. Tam bir sabir ve saygi kulturu.
Papeete havaalani gece uyuyanlarla dolu, ertesi sabah baska adaya gecmeye niyetli, yasli basli alman amcalar bile, bir gece Tahiti'de dandik otele $ 100 vermek istememis anlasilan. Havaalani yonetimi ise bu tp turistlere savas acmis adeta, yatacak bir yer yok! Sirtcantasi ve bir adet koltukla uygulanan harika bir yontem kesfediyorum bu sayede. Sadece turka gelen Japon turistlere kolye takilmasini da kiniyorum, cicek kolye hepimizin hakkiydi!!!Neyse bize de sopar kiyafetli bir grup muzik yapti. Ama kolye gibi olamaz hicbirsey...KOLYEEEEEEEEEEEEEEEE!!!
Not: Fransiz Polinezyasi'nda internetin bedeli agir: Saati $ 10, havaalaninda saati $ 16, el insaf!